BABACAN1717 ŞİİR SİTESİDİR TIKLA OKUMAK BAŞARININ 0/0 100 DÜR
BABACAN1717 GEZGİNBABACANTR.GG ŞİİR SİTESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
radyo dinle
English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

BABACAN1717 SİTEME HOŞ GELDİNİZ TEŞEKÜR EDERİM YÖNETİM BABACAN1717
   
 
  HAÇLI SEFERLERİ Neden ve Kime Karşı Yapıldı, İzleyiniz...
HAÇLI SEFERLERİ Neden ve Kime Karşı Yapıldı, İzleyiniz...

Tarihe bakıp geleceği görebilmek için...

- Bu haber 95 kez okundu.


HAÇLI SEFERLERİ Neden ve Kime Karşı Yapıldı, İzleyiniz...

 

 
 
Haçlı Seferleri
 
Haçlı Seferleri ya da Haçlı Akınları, 1096-1272 yılları arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papa'nın talebi ve çeşitli vaatleri üzerine, genellikle Müslümanların elindeki Orta Doğu toprakları (Kutsal Topraklar) üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenledikleri akınlardır.
 
Ortadoğu tarihinin en parlak, belki de en çalkantılı dönemi olarak kabul edebileceğimiz VII., VIII. ve IX. yüzyıllar, İslâm dininin yarattığı heyecanla Arap Yarımadası dışına taşan Müslümanların, önlenemez yükselişine sahne olmuştur.
 
Tarih literatürüne daha sonra “Haçlı Seferleri”1 olarak geçmiş olan hareket, Hıristiyan Avrupa’nın XI. asrın sonlarında, Kudüs’ü ve zulüm gördüklerine inandıkları Doğu Hıristiyanlarını Müslüman âleminin hâkimi durumundaki Türklerin elinden kurtarmak amacıyla başlatılan bir dizi askerî harekattır.

Miladî 1096 yılında başlayan Haçlı Seferleri, 1291 yılında doğudaki son Haçlı kalesi Akka’nın düşmesiyle son bulmuştur.
 
Birinci Haçlı Seferi (1096-1099) katılan orduların miktarı ve sonuçları bakımından en önemli olan Haçlı Seferidir. Birinci Haçlı Seferi'nin 1096 yılında Clermont'da toplanan kilise konsilinde Papa II. Urban (Urbanus) tarafından başlatıldığı kabul edilmektedir.

1095 yılında Clermont'da toplanan kilise konsilinde Papa II. Urban (Urbanus) ve fanatik Keşiş Piyer (Pierre L'Ermit) tarafından teşvik edilmiştir. Ama bu sefere katılmak için Hristiyan Avrupa yüzeyinde propagandanın yapılması ve Haçlı askerlerinin toplanması bir yıldan fazla almıştır. Bu sefer genellikle dalga dalga gelen bazıları sırf din aşkına savaşmayı gözüne alan çeşitli sınıftan halktan oluşan bir grup halinde; diğerleri ise çok düzenli soylu kişiler tarafından profesyonel askerî birlik şeklinde komuta edilen ordularla gerçekleştirilmiştir. Birinci Haçlı Seferi'nin genel olarak başlangıç ve birkaç ana safhadan oluştuğu kabul edilir.
 
Birinci Haçlı Seferi Hristiyanlar ve modern tarihçiler tarafından çok başarılı olduğu kabul edilmektedir. "Baronların Haçlı Seferi" safhası çoğu Frank asıllı Hristiyanların Kudüs'ü ellerine geçirmeleri ile sonuçlanmıştır. Bu Haçlı Seferi'nden sonra Selahaddin Eyyubi'nin 1187 yılında Kudüs'ü geri almasına kadar Hristiyanların elinde Kutsal Kudüs Devleti başkenti olarak kaldı.

1100 yılında Anadolu güneyi, Suriye, Lübnan ve Filistin'de Hristiyan Haçlı Frank asıllı hükümdarları olan dört Haçlı devletinin kurulmasına yol açmış oldu.
 
İkinci Haçlı Seferi 1147-1149 yılları arasında gerçekleşti.

Musul Atabeyi I. İmadeddin Zengi'nin 1144 yılında Urfa'yı ele geçirerek bir Haçlı devleti olan Urfa Kontluğu'na son vermesi üzerine Haçlılar Avrupa'dan yardım istediler. Almanya İmparatoru III. Konrad ve Fransa Kralı VII. Louis, ordularının başına geçerek İkinci Haçlı seferini başlattılar ve Anadolu'ya girdiler.
 
Ancak, Anadolu Selçuklu sultanı I. Rükneddin Mesud ve Halep Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi başta olmak üzere her yerde Türk ordularının direnci ile karşılaştılar. Sonuçta çok küçük bir birlik ile Kudüs'e ulaştılar. Birinci Haçlı Seferi sırasında kurulmuş bir Haçlı devleti olan Kudüs Krallığı'ndaki Hristiyanlarla birleşerek Suriye'yi ele geçirmek istediler. Bu girişim başarılı olamayınca ülkelerine döndüler. İkinci Haçlı Seferi ilkinin aksine Haçlılar açısından tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
 
Üçüncü Haçlı Seferi 1189-1192 yılları arasında gerçekleşti.

Selahaddin Eyyubi'nin 1187 yılında Kudüs'ü tekrar ele geçirmesi üzerine Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa, 100.000 kişilik bir ordu ile Anadolu'ya girdi. Fransa Kralı II. Filip ve İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard Akdeniz yoluyla Akka'ya çıktılar ve şehri zapt ettiler. İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard birkaç defa Küdüsü ele geçirmek için hücumda bulundu ise de Selahattin Eyyubi'nin gayet başarılı taktikleri dolayısıyla Kudüs'ü tekrar Haçlılar eline geçirmeyi başarmadı. Bu olay Selahattin Eyyubi'nin İslam aleminde önemini artırıp sevilmesine neden oldu.
 
Dördüncü Haçlı Seferi 1202-1204 yılları arasında gerçekleşti.

Papa III. Innocentius, Kudüs'ü kurtarmak maksadıyla; tüm Avrupa'yı sefere davet etti. Toplanan ordunun emir komutası İtalyan Bonifacio'ya verildi. Ordunun Mısır'a çıkması planlandı ve Venedik Haçlı ordusunu ücret karşılığı taşımak için özel bir filo gemi hazırladı.
 
Ancak Haçlılar bu nakliye ücretini karşılayamayınca bu sefere iştirak eden yaşlı Venedik Dükü Enriko Dandolo isteği ile önce Zara'ya ve sonra da Bizans İmparatorluğu tahtına geçmek isteyen sabık imparator II. İsaakios Angelos'un genç oğlu Aleksios Angelos imparatorluğa geçince ücreti karşılamak için yardım etme vaadi vermesiyle Konstantinopolis'e yöneldi. Haçlı orduları önce 1203'te şehri kuşattıktan sonra şehre girerek II. İsaakios Angelos ve IV. Aleksios Angelos'u imparator ilan ettirdiler ve Galata civarına geri çekilip yeni imparatorların yardımını beklediler.
 
Fakat yeni imparatorlar mali kaynak bulamadılar ve Konstantinopolis halkınin da Latinlerin devamlı karışmalarından hoşnutsuzluğu yüzünden isyan çıktı. Bir komplo ile V. Aleksios Dukas imparator oldu ve Haçlıların meşru imparator saydıkları IV. Aleksius Angelos öldürüldü. Bu nedenle ve Enrico Dandolo'nun teşvikiyle Haçlı Ordusu Konstantinopolis'e hücum ederek 12 Nisan 1204de şehri işgal etti.
 
Dördüncü Haçlı Seferinin diğer Haçlı Seferlerinden farkı güya tek elden emir komuta altında olmasıydı ve denizden Mısır'a ve oradan Filistin'e gitmek hedefliydi. Fakat Venedik Dükü tarafından Kudüs yerine Konstantinopolis'e yöneltildi; karışıklıklardan dolayı Konstantinopolis işgal edildi. Kuşatma sırasında büyük bir kısmı zaten yakılan şehir tümüyle talan edilip yıkıldı ve şehrin birçok kıymetli eserleri ya Avrupa'ya götürüldü veya ortadan kayıp oldu. Ortodoks Hristiyan olan Bizans İmparatorluğu yerine Frank asıllı hükümdarlar altında bir Katolik Hristiyan Latin İmparatorluğu kuruldu. Bu seferden en kazançlı çıkan Venedikliler oldu ve Akdeniz'in ve Ege Denizi'nin önemli liman ve adaları gemilerinin nakliye ücreti karşılığı Venedik'e verildi. Fakat bu Latin İmparatorluğu fazla yaşamadı (1204-1261).
 
1261 yılında Bulgarların ve Konstantinopolis'in Latinler eline geçtikten sonra Nikea'da kurulan İznik Rum İmparatorluğu'nun hücumları sonucu yıkıldı. Bu devletin Bizans İmparatoru adını taşıyan hükümdarı VIII. Mikhail Palaiologos tekrar Konstantinopolis'e gelerek gerçek Bizans İmparatoru oldu.
 
Öncülüğünü yeniden ele alan ve Kutsal Şehrin anahtarlarının Mısır'ın elinde olduğuna inanan Papa III. Innocentius 1213'te yeni bir Haçlı Seferi çağrısında bulundu. Bu çağrı 1215 Laterano Konsili'nde kabul edildi. İtalyan bu projeye karşı çekimser, Batılılarsa kararsızdı.

Bunun üzerine, Kudüs Kralı Jean Brienne, Nil deltasına doğru bir sefere çıktı (1217-1220). Bunu eski Kudüs krallığını ihya etmek için bir koz olarak kullanmak istemekteydi. Ama bu Haçlı ordusu içinde karar verme papalık temsilcisi Albano Kardinali olan Pelagios elinde idi. Bu ordu Dimyat kalesini kuşattı. Kale 1219'da düştü. Bu Haçlılar kuşatmasi basinda Eyyubiler Mısır Sultanı olan I. Adil öldü ve yerine Mısır Sultanı olarak oğlu Kamil bin Adil geçti ve kardesi olan Eyyubiler Suriye Sultanı Muazzam bin Adil'den takviye almıştı.

Bu sefer Eyyubiler ordusu Dimyat'ı sardı. Pelagios zorlaması ile Dimyat'tan çıkış yapan Haçlı ordusunun büyük bir kısmı Kahire üzerine yürüdü. Fakat bu Haçlı ordusu Mansure yakınlarında sel mevsiminde yükselen Nil Nehri ve Eyyubiler tarafından yıkılan nehir kenarı duvarları dolayısı ile etrafı su ile kaplı bir yüksek arazide mahsur kaldı ve bu arazinin de etrafı sarılınca ordu teslim oldu. 1221'de Dimyat'ı kurtuluş fidyesi olarak iade edildi.
 
Avrupa’da V. Haçlı Seferi’nin başarısızlıkla neticelenmesi ardından suçlu ilan edilen İmparator II. Frederich’in Altıncı Haçlı Seferini düzenlemekten başka çaresi kalmamıştı. Zaten “Kudüs Kraliçesi” sıfatıyla Akka’da hüküm süren Jolande ile evlendiğinden aynı zamanda Haçlı Devleti’nin de kralı sayılmaktaydı.

Bu nedenle 1227 yılında yola çıkan Frederich, yolda rahatsızlanıp geride kalınca, Papa IX. Gregorius tarafından aforoz edildi. Ancak bu olay Frederich’i yolundan alıkoymadı. Temmuz’da Kıbrıs’a varan Frederich, meşruiyetini sorgulayan Haçlı güçleriyle amansız bir nüfuz mücadelesine girişti. Kıbrıs ve Akka’da bulunan Haçlı liderlerine itimadı olmadığından diplomasi yolu ile Müslümanların lideri el-Melik’ül-Kâmil ile anlaşma yoluna gitti. el- Melik’ül-Kâmil, çevresinin şiddetle karşı çıkmasına rağmen Kudüs ve çevresinin Haçlı kontrolüne bırakıldığı oldukça ağır bir anlaşmayı kabul ettiğini açıkladı. Böylelikle Kudüs’e hâkim olan Haçlılar arasında bu kez de yetki tartışmaları baş gösterdi.

Müslümanlar 11 Temmuz 1244 yılında Kudüs’ü alarak aynı yılın sonbaharında Akka Haçlı ordusunu bozguna uğrattılar. Böylelikle Haçlılar diplomasi yoluyla kazandıkları bütün hakları kaybederek kendi krallıklarında tecrit edildiler. Ancak aniden baş gösteren Moğol İstilası içinde bulundukları bu zor durumdan kurtulmaları için onlara son bir fırsat daha verecektir.
 
Yedinci Haçlı Seferi Fransa Kralı IX. Louis tarafından sevk ve idare edildi. Mısır'da Dimyat'ı zapteden IX. Louis buradan Kahire üzerine yürüdü. Ama Mansure kalesi önünde yapılan Mansure Muharebesi'ni kaybetti. Dimyat'a geri çekilmekte iken Fariskur Muharebesi'nde Haçlı ordusu tamamıyla bozguna uğratılıp elemine edildi ve Fransız Kralı esir düştü. Dimyat'ı geri vermek kaydıyla serbest bırakıldı ve 4 yıl sonra ülkesine geri döndü.
 
Fransa Kralı IX. Louis kardeşinin kışkırtmalarıyla son Haçlı Seferine çıktı. O sırada Tunus'tan kalkan Arap korsanları doğuya giden Hristiyan gemilerine zarar veriyordu. Bu yüzden Tunus'a sefer düzenleyen IX. Louis ve ordusunun yarısı veba salgını nedeniyle öldü.
 
Sonradan İngiltere Kralı olacak Prens Edward Fransa Kralı IX. Louis'nin Tunus'a karşı Sekizinci Haçlı seferine iştirak etmiş ve bu seferin salgın dolayısıyla sonuçsuz kalmasından etkilenmişti. Kendi komutanlığı altında bir diğer Haçlı Seferi yapmaya yemin etmişti.

1271'de Prens Edward yeni bir Haçlı ordusu ile Memluk Sultanı Baybars'a karşı Kutsal Kudüs Krallığı merkezi Akka'ya gitmek hedefli bir sefer düzenlendi. Bu sefer de öncekiler gibi başarısız oldu ve bu Haçlıların Orta Doğu'ya düzenledikleri Haçlı Seferleri'nin sonuncusu oldu.
 
Seferlerin sonuçları ise dünya tarihi açısından çok önemlidir. Seferler sırasında binlerce senyör ve şövalye öldü. Sağ kalanların bir kısmı da topraklarını kaybetti. Böylece feodalite rejimi zayıfladı. Avrupa'da merkezi krallıklar, güç kazanmaya başladılar. Feodalitenin zayıflamasıyla köylüler, çeşitli haklar elde ettiler. Türklerin batıya doğru ilerleyişleri bir süre için durdu.

Bizans, Batı Anadolu'daki toprakların bir kısmını ele geçirdi. Haçlılar ile yapılan mücadeleler, İslam Dünyası'nı, Moğol saldırıları karşısında güçsüz bıraktı. Avrupalılar, İslam Medeniyetini yakından tanıdılar. Seferler sonucunda ayrıca Avrupa pusula, barut, kâğıt ve matbaanın yanında matematikle de tanışmış ve dolayısıyla Rönesans’ın kapısı aralanmıştır.
 
2005 yılında ise Papa Benedict, ilk kez 1096 yılında yapılan Haçlı Seferleri için İslam dünyasından özür dileyerek, "Bu seferlerde binlerce cinayet işlendi. Tanrı adına bu cinayetlerin işlendiğini söylemek kabul edilemez. Haçlı seferleri bizim utancımızdır" açıklamasını yaptı.
 
Papa, Müslüman dünyasına da çağrıda bulunarak, "Müslümanlar Tanrı adına öldürmekten vazgeçsin. Bir insanın ölümünün Tanrı'yı memnun ettiğini düşünmek imkansızdır. Gelin iki büyük din birleşelim ve teröre karşı ortak mücadele edelim" ifadesinin kullandı.

Sonuç olarak Haçlı Seferleri, 1071 Malazgirt savaşı'ndan sonra Avrupa'da birleşen Haçlı Orduları tarafından Anadolu'yu ele geçirmek, Türk hakimiyetine son vermek ve kutsal toprakları geri almak maksasdıyla yapılmış olan savaşlardır.

Günümüze bakıldığında Haçlı Seferlerinin isim ve şekil değiştirdiği, ABD'nin BOP, İsrail'in Büyük İsrail ve AB'nin Biznas projeleriyle yeniden ortaya çıktığı görülmektedir.

Ve bu kez Rusya da Haçlı'nın yanıda yer almış olmuş, Suriye'de yaşınılan son olaylar bunun açık kanıtlarıdır.

Şimdi mesele Türkiye'yi yöneten siyasetinin nerede ve nasıl durduğunu görebilmek olmalıdır.





 
Kaynakça
HAÇLILAR, MOĞOLLAR VE ORTADOĞU’DA HAÇLI – MOĞOL MÜNASEBETLERİ,
Özgür TÜRKER, S. Serkan ÜKTEN, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi 54, 1 (2014), 319-344,

 

BİLGETÜRK




 

Google PageRank Checker Powered by  MyPagerank.Net
 
SİTEME HOŞ GELDİNİZ TEŞEKÜR EDERİM YÖNETİM BABACAN1717 Defteri Okumak İçin Deftere Yazmak İçin BABACAN1717SİİR SİTESİ
BABACAN1717 GEZGİNBABACANTR.GG ŞİİR SİTESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
BABACAN1717SİİR SİTESİ http://www.babacan1717.tr.gg
babacan1717
 
Reklam
 
 
 
BABACAN1717

www.canakkale17babacan17.tr.gg
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
www.gezginbabacan.tr.gg ŞİİR SİTEM
İsmail BerkeR ile Web Sitesi Tasarimi